Yeni eklenenler
25 Nisan 2008
Fethiye'de mavi yolculuk,
Herşey bir dergi kapağını süsleyen Fethiye manzara resmi ile başladı.
24 Nisan 2008
Kalbim Bodrum'da,
Gündüz saatlerinde varmıştım Bodrum’a her yer bomboş kimseler
Kalbim Bodrumda
Gündüz saatlerinde varmıştım Bodrum’a her yer bomboş kimseler yoktu yaz ortasında olmasına rağmen böyle bir turistik merkezde neden kimseler yoktu. Defalarca sorudum bu soruyu kendime ama Bodrum’a ilk gelişim olduğu için daha kavrayamamıştım. Otelime yerleştim yolculuğun verdiği yorgunlukla biraz dalmışım yatağımın üzerinde.
Kendime geldiğimde saat 20.00 civarında idi daha ne olduğumu bile anlamadan Otele yemeğe indim yemeğimi yedim ve biraz dolaşmaya karar verdim. İçimden eğer gündüz ki gibiye sokaklar kimseler yoksa çok sıkıcı bir tatil olacak diye düşünmeye başlamıştım. Dışarı çıtım biraz ilerimde barlar sokağı başladığını otelde bir görevli arkadaştan öğrendim.
Barlar sokağını daha görmeden uzaktan gelen müzikleri sesleri kulağıma çok hoş geliyordu birkaç dakika yürüdükten sonra barlar sokağına girdim aman Tansım o ne kalabalık. Gündüz sineklerin bile canı sıkıldığı Bodrum gitmiş sanki Dünyanın en kalabalık bir şehri gelmişti yerine. Yavaşça Kalabalığın arasına daldım Barlardan gelen müzik sesleri içimde bir şeyleri heyecanlandırıyor ve bu gece çok uzun olacak diye düşünmekten kendimi alı koyamıyordum.
Müzik sesine fazla dayanamadım ve attım kendimi bir bara. İlk biramı içmeye başladım içerisi de yavaş yavaş doluyordu belikli az sonra olacakların habercisiydi. Saat ilerliyor içersi tıklım tıklım doluyordu bende epey alkol almış artık müziğe ve spotlara kendime kaptırmıştım.
Bodrum geceleri diyerek iç çekmekten kendimi alı koyamıyordum. Bardakiler alkol ile yavaş yavaş eğlencenin büyüsüne kapılmış herkes durduğu yerde duramıyordu yalnız olduğum için ben yerimde kalmayı tercih ediyordum. Epey zaman geçti ki bir ses duydum siz niçin dans etmiyorsunuz diye ? Şaşırdım aslında hatta dedim ki o ne beni burada damı buldu tanıdıklar diye. Bana seslenen kişi oturmak için izin istedi ayağa kalkarak tabi ki dedim . Ankara Batıkent’e yaşayan ve Hacettepe Üniversitesi Almanca matematik bölümünde okuduğunu anlattı biraz ben ona anlattım derken sohbet ilerlemişti. Buraya oda benim gibi yalnız dinlenmek , eğlenmek için gelmiş. Ve de her yıl geliyormuş oysa benim ilk gelişimdi.
İsmi Nil olan bu arkadaşımızda dansa kalktık epey pistte kaldık iyice yorulmuştum ve Nil’den biraz dinlenmek için izin istedim onunda hazır tarafı imiş çünkü oda çok yorulmuş. İkimizde epey içmiştik sabahın beş gibi bardan ayrıldık. Nil şimdi ne yapacaksın dedi herhalde uyumayacaksın. Hayır dedim biraz deniz kenarında yürümek istiyorum. Nil bana eşlik edebileceğini söyledi ve beraber sahilde epey yürüdük. Bana bir takım öneriler sundu ertesi gün için gezi planım hakkında. Bodrum’un gündüzleri köylerinde hayat olur insanlar köylere kaçar sahillere anlattı bana oda Torba civarında bir plaja gidiyormuş. Bir süre sonra Nil ile ayrıldık onu oteline bıraktım ve bende kendi otelime geldim. Duş aldıktan sonra derhal uyku moduna geçtim. Sabah çalan telefon sesi ile uyandım Resepsiyondan ziyaretçiniz var dediler.
Resepsiyona indim ve
daha kim gelmiş diye bakmadan Nil
hadi uykucu Torbaya
gidiyoruz dedi Daha kahvaltı
bile yapmadan uykulu gözlerle
düştük Torba yoluna Torba çok güzel bir yerdi plajları mükemmeldi.
Bu arada şunu iyice anladım ki Bodrum’da gece hayat var gündüzleri ise köylerinde. 10 günlük Bodrum tatilimde Nil ile çok iyi arkadaş olduk şuan bile bazen beni arayıp hayırsız ne haber demekten geri kalmıyor.
Bodrum kalesi, Gümbet, Mazı, Torba, Turgutreis gibi Bodrum’un gerçekten görülmesi gereken Doğal Güzelliklerini Nil ile gezdik.
Sizde Bodrum’a gelirseniz mutlaka Bodrum’un doğal güzelliklerini ve Bodrum Kalesini görmeden dönmeyin. Birde çok güzel Deniz ürünleri yapan Restaurantlar var mutlaka Bodrum’da deniz Ürünlerinin tadına bakın.
10 günün sonunda Bodrum’dan ayrıldım ama Kalbim hala Bodrum2da ve Bodrum’u yaşıyor.
Saygılar.
Gönderen: Salih Koca